Gazze, sağlık sisteminin çöküşü ile baş başa kalırken, doktorlar insanlık dramının merkezinde çözüm arayışında. Son dönemde gerçekleşen çatışmalar ve ambargolar, Gazze'nin sağlık altyapısını ciddi şekilde etkiledi. Hastanelerde yaşanan ilaç ve malzeme sıkıntıları, bebeklerin sağlık hizmetlerine erişimini tehlikeye atıyor. Bu zorlu koşullar altında, bebeklerin aynı kuvözde tedavi edilmesi gibi endişe verici durumlar ortaya çıkmakta. Gazze’deki sağlık çalışanları, bu durumu “çaresizlik” olarak tanımlıyor ve bu uygulamanın risklerini sıklıkla dile getiriyor.
Gazze’de doktorlar, artan hasta sayısıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Özellikle yeni doğan bebeklerde yaşanan sağlık sorunları, mevcut krizle birleşince büyük bir tehdit oluşturuyor. Sağlık çalışanları, bebeklerin fizyolojik ve mikrobiyolojik olarak sağlıklı bir şekilde tedavi edilmesi için gereken hijyen koşullarının sağlanamadığını belirtirken, bu durumun doğuran olumsuz sonuçlar üzerinde duruyor. Gazze’deki bir hastanenin yoğun bakımını yöneten Dr. Aisha, “Bebekleri aynı kuvözde tedavi etmek, enfeksiyon riskini artırıyor. Ancak başka seçenek yok” diyerek yaşadıkları çaresizliği vurguluyor. Her gün daha fazla yenidoğan, yetersiz koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor.
Yetersiz malzeme ve ekipman nedeniyle Gazze'deki hastanelerde bebek ölüm oranları alarm verici seviyelere ulaşmış durumda. İlk 28 gününde hayatını kaybeden bebeklerin oranı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, bölgedeki çatışmaların ardında önemli ölçüde yükseldi. Dr. Hamid, “Her geçen gün daha fazla bebek kaybediyoruz. Yenidoğan bakım üniteleri aşırı tıkalı, ölümler çoğalıyor” diyerek mevcut durumu özetliyor. Bu işin yalnızca bir sağlık sorunu olmadığını, aynı zamanda insani bir kriz olduğunun altını çizen hekimler, uluslararası toplumun acil müdahale etmesi gerektiğini vurguluyor.
Çatışmaların ve ambargonun yarattığı sağlık krizinin çözümü için uluslararası yardımların artırılması gerektiğini savunan Gazze'deki sağlık çalışanları, yalnızca maddi yardımların değil, uzman sağlık ekiplerinin bölgeye gönderilerek acil durum planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Doktorlar, “Bebeklerimizin sağlıklı bir yaşam sürmesi için mücadele ediyoruz. Ancak bunun için sadece bizler yetmiyoruz” diyor. Gazze'deki mücadelenin, dünya genelinde daha iyi sağlık hizmetlerine erişim, özellikle nüfusun en savunmasız olan kesimine, yeni doğan bebeklere yönelik olduğunun altını çiziyor.
Bütün bu veriler ışığında, Gazze’deki sağlık sisteminin acil olarak desteklenmesi ve yeniden yapılandırılması gerektiği net bir şekilde görülmektedir. Yalnızca bebekler değil, tüm toplumun sağlığı için bu durum büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Gazze’nin kaderi için atılacak adımlar, sadece yerel sağlık çalışanlarının değil, dünya genelindeki tüm sağlık sistemlerinin birleşik çabası ile şekillenecek gibi görünüyor. Bu nedenle, Gazze’de yaşananlar sadece bir yerel problem değil, tüm insanlığın karşılaştığı bir sağlık krizi olarak algılanmalı ve beraberinde gerekli önlemler alınmalıdır.
Sonuç olarak, Gazze'deki sağlık uzmanları, insani krizinin derinleşmesine yol açan bu durumu dünya kamuoyunun dikkatine sunarak, daha fazla yardım ve destek çağırısında bulunuyor. Bebeklerin sağlıklı bir geleceğe erişebilmesi için gereken adımların bu acil durumlar karşısında atılması, uluslararası bir sorumluluk olarak öne çıkıyor. Özelikle yeni doğmuş bebeklerin sağlığı açısından alınacak kararlar, geleceğimizin temeli olarak büyük bir önem taşımaktadır.