Suriye ordusu, Deyr Hafir bölgesinde başlattığı yeni bir askeri operasyonla güvenlik ilkesini yeniden tesis etmeyi hedefliyor. Bu operasyon, Türkiye'nin desteklediği grupların ve YPG/SDG unsurlarının bölgeden çekilmesine sebep oluyor. Deyr Hafir’deki yoğun askeri hareketlilik, bölgedeki güç dengesini önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahip ve yerel halk arasında büyük bir endişeye yol açtı. Suriye hükümetine bağlı güçler, Amerikan destekli YPG ve SDG unsurlarının Fırat'ın doğusuna çekilmesi ile birlikte kontrolü sağlamlaştırmayı amaçlıyor.
Yapılan operasyonun asıl hedefi, YPG/SDG unsurlarının kontrolündeki stratejik noktaların geri alınması. Suriye ordusu, Fırat Nehri'nin batısındaki bu kritik alanı, hem toprak bütünlüğünü sağlamak hem de terör unsurlarına karşı etkin mücadele amacıyla ele geçirmeye çalışıyor. Söz konusu operasyon, bölgedeki askeri stratejilere yeni bir boyut kazandırırken, aynı zamanda Suriye-Iran ilişkileri hakkında da tartışmalara yol açmış durumda. İran destekli milislerin de operasyona katılması, Suriye ordusunun gücünü ve etkisini artıracak bir unsur olarak dikkat çekiyor.
YPG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, bölgedeki güç dengesini etkileyerek, Türkiye’nin güvenlik politikalarının geleceğini de sorgulatıyor. Türkiye, YPG’yi terörist bir grup olarak nitelendiriyor ve Fırat’ın doğusunda genişleme çabalarını her zaman destekliyor. Suriye ordusunun Deyr Hafir’deki ilerleyişi, muhalif gruplardan gelen tepkilere de sebep oldu. Çatışmaların artması ve sivil kayıpların yaşanması, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekerek, Suriye’deki iç savaşın çözümsüzlüğüne bir kez daha ışık tutuyor.
Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nin YPG’ye sağladığı destekle ilgili olarak, Washington’un bu duruma nasıl yanıt vereceği büyük bir merak konusu. Suriye ordusu ile YPG/SDG arasında yaşanan bu askeri çekişme, bölgedeki mevcut iktidar dinamiklerini de etkileyebilir. ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve YPG'ye verdiği destek, Türkiye ile olan ilişkileri de zedeleyebilecek bir potansiyele sahip.
Deyr Hafir’deki bu gelişmeler, sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de yankı buluyor. Uluslararası toplum, Suriye’nin kuzeyindeki bu etkili güç mücadelesinin nasıl sonuçlanacağına dair endişeleri artırıyor. Özellikle, bu operasyonun sivil halk üzerindeki etkisi ve uluslararası insan hakları ihlalleri ile ilgili uyarılarda bulunulması, tüm gözleri bu bölgeye çevirmiş durumda.
Sonuç olarak, Suriye ordusunun Deyr Hafir’de başlattığı operasyon, yalnızca askeri bir müdahale değil, aynı zamanda bölgenin geleceği için de kritik bir adım. YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna geçişi, Suriye'deki konflikt süreçleri yeniden şekillendirebilirken, uluslararası aktörlerin bu durumu nasıl değerlendireceği merakla bekleniyor. Bölgedeki gelişmelerin ve etkilerin izlenmesi, hem iç politikalar hem de uluslararası diplomasi açısından son derece önemli. Suriye vatandaşlarının güvenliği ise her şeyin önünde geliyor.